<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Allah, Evren ve İnsan Üzerine</title>
	<atom:link href="http://allah.gen.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://allah.gen.tr</link>
	<description>Dini, Felsefi ve Bilimsel Konular</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 16:42:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Gençken Yapılacak 100 Şey</title>
		<link>http://allah.gen.tr/gencken-yapilacak-100-sey.html</link>
		<comments>http://allah.gen.tr/gencken-yapilacak-100-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 16:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Dorman</dc:creator>
				<category><![CDATA[4. Dini Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://allah.gen.tr/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Gençlerin heyecandan dizlerini titretecek, kaçırılmayacak bir kampanyanın reklamı yapılıyor her yerde… “Gençken Yapılacak 100 Şey”. Ne kadar çılgınlık varsa durmayın yapın… Haydi durmayın… Marjinal olun… Kabınıza sığmayın… Zirâ siz gençsiniz; çıldırın… Hayatı doyasıya yaşayın… Zevk alın… Gezin, tozun… Gaza gelin… Ayaklarınız yere basmasın uçun… Ha! Bu arada yaptığınız tüm bu çılgınlıkları tescilleyerek videosunu çekin, yayımlayalım… [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin heyecandan dizlerini titretecek, kaçırılmayacak bir kampanyanın reklamı yapılıyor her yerde… “Gençken Yapılacak 100 Şey”. Ne kadar çılgınlık varsa durmayın yapın… Haydi durmayın… Marjinal olun… Kabınıza sığmayın… Zirâ siz gençsiniz; çıldırın… Hayatı doyasıya yaşayın… Zevk alın… Gezin, tozun… Gaza gelin… Ayaklarınız yere basmasın uçun… Ha! Bu arada yaptığınız tüm bu çılgınlıkları tescilleyerek videosunu çekin, yayımlayalım… En çılgın olanınız… Büyük ödülü kazansın… </p>
<p>Bu arada varlığınızın ve hayatın amacını sorgulamayın… Sosyal projelerde yer almayın… Sorumluluk duymayın… Nasıl olsa birileri sizin yerinize düşünür… Siz gençsiniz çılgınlıklar yapmaya bakıp, gününüzü gün edin… </p>
<p>Gençlere yönelik alternatif bir kampanya da bizden…</p>
<p>1.	Nasıl yaratıldığını ve seni kimin yarattığını bir düşün.<br />
2.	Varlığının ve hayatın amacını sorgula.<br />
3.	Dünya hayatının kısalığını anla.<br />
4.	Ölüm gerçeği ile yüzleş.<br />
5.	Ölümün yaşının olmadığını bil. Gençliğine güvenme.<br />
6.	Ölüm sonrasında ne olacağını düşün.<br />
7.	Sana verilen sınırlı ömrü nasıl kullanacağın ile ilgili seçimini yap.<br />
8.	Dinini öğren.<br />
9.	Dinî ve insanî sorumluluklarının bilincinde ol.<br />
10.	İbadetlerinde gönülden ve titiz ol.<br />
11.	Allah’ı çok an.<br />
12.	Dua et.<br />
13.	Sadece kendin için değil tüm insanlar için de dua et.<br />
14.	Tövbe et.<br />
15.	Hatalarından pişmanlık duy.<br />
16.	Ahlaklı ve faziletli ol.<br />
17.	Aklını işlet.<br />
18.	İhlâslı ol.<br />
19.	Güvenilir ol.<span id="more-389"></span><br />
20.	Fedakâr ol.<br />
21.	Çalışkan ol.<br />
22.	Öldürme.<br />
23.	Çalma.<br />
24.	Faiz yeme.<br />
25.	Yalan ve hileden uzak dur.<br />
26.	Zarafet sahibi ol.<br />
27.	Gıybet etme.<br />
28.	İnsanların kusurlarını arama.<br />
29.	Hüsnü zanda bulun.<br />
30.	Hataları örtücü ol.<br />
31.	Hakkı ve adaleti gözet.<br />
32.	İnsaflı ol.<br />
33.	Şahitlikten kaçınma.<br />
34.	Çirkin işlerden ve fenalıklardan uzak dur.<br />
35.	Nefsine hâkim ol.<br />
36.	Namuslu ve şerefli ol.<br />
37.	Hayâ sahibi ol.<br />
38.	Tevazu sahibi ol.<br />
39.	Güzel düşünüp güzel davran.<br />
40.	Helal ve Haramı gözet.<br />
41.	Boş ve lüzumsuz söz ve davranışlardan uzak dur.<br />
42.	Hayırlı işlerde yarış.<br />
43.	Güzel söz konuş.<br />
44.	Güler yüzlü ol.<br />
45.	Hayrı, iyiyi ve güzeli tavsiye et.<br />
46.	Sev.<br />
47.	Sevil.<br />
48.	Kin gütme.<br />
49.	Özrü kabul et.<br />
50.	Öfkelenme.<br />
51.	Kibirlenme.<br />
52.	Affet.<br />
53.	Şefkatli ol.<br />
54.	Barışı esas al.<br />
55.	Hoşgörülü ol.<br />
56.	Sabret.<br />
57.	Tevekkül et.<br />
58.	Kanaatkâr ol.<br />
59.	Sözüne sadık ol.<br />
60.	Dünya hayatının geçici zevklerine kapılma.<br />
61.	Yetimi, öksüzü, ihtiyaç sahibini gözet.<br />
62.	Yaptığın iyilikleri başa kakma.<br />
63.	Darlık anında dahi malından hayır yolunda harca.<br />
64.	Cömert ol.<br />
65.	Paylaş.<br />
66.	Yardımlaş.<br />
67.	Cesur ol.<br />
68.	Tedbirli ol.<br />
69.	İsraf etme.<br />
70.	Ailen ve akrabalarını gözet.<br />
71.	Komşularınla iyi ilişkiler kur.<br />
72.	Kadir-Kıymet bil.<br />
73.	Vefakâr ol.<br />
74.	Dinine, vatanına, milletine hayırlı bir insan ol.<br />
75.	Kendini geliştir, yetiştir.<br />
76.	İnsanlık meselelerine karşı duyarlı ol.<br />
77.	Müslüman kardeşinin derdini kendine dert edin.<br />
78.	Sadece kendin için değil, tüm insanlık için faydalı işler yapmaya çalış.<br />
79.	Varlığı zorunlu ve her türlü övgüye lâyık olan,<br />
80.	Eşi ve benzeri olmayan,<br />
81.	Mülk ve yönetimin sahibi olan,<br />
82.	Her şeye gücü yeten,<br />
83.	Yaratan, var eden,<br />
84.	Rahman ve Rahim Olan,<br />
85.	Affeden ve hataları bağışlayan, tövbeleri kabul eden,<br />
86.	Her şeyi gereğince bilen,<br />
87.	Her şeyi gereğince gören, işiten,<br />
88.	Her şeyi çepeçevre kuşatan,<br />
89.	İyilik ve lutfu sonsuz olan,<br />
90.	Böylesi yaşamaya elverişli bir dünya ve içinde çeşit çeşit canlılar yaratan,<br />
91.	Her sabah yeni bir günü yaratan ve seni yaşatan,<br />
92.	Görmeni, işitmeni, hissetmeni nasip eden,<br />
93.	Yürüyecek ayaklarını, iş görecek ellerini yaratan,<br />
94.	Barınacak bir yuva, yiyip içilecek rızıklar veren,<br />
95.	Hastalandığında sana şifa ulaştıran,<br />
96.	Dertlendiğinde deva ulaştıran,<br />
97.	Dualarına karşılık vererek kulu için en hayırlısını dileyen,<br />
98.	İyi ile kötüyü ayıracak akıl veren,<br />
99.	Sevmeyi, sevilmeyi mümkün kılacak kalp veren,<br />
100.       Rabbine şükret…</p>
<p>Bu maddeleri gözetip yerine getir… Nasıl olsa tüm yaptıklarını gören ve tüm bunların videosunu çekerek kayıt altına alan biri var…  Haydi durma! Seni sonsuz mutluluğa ulaştıracak, gerçek kampanyaya katıl&#8230;Büyük ödül seni bekliyor…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://allah.gen.tr/gencken-yapilacak-100-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>51</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhteşem Gezegen</title>
		<link>http://allah.gen.tr/muhtesem-gezegen.html</link>
		<comments>http://allah.gen.tr/muhtesem-gezegen.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 22:40:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Dorman</dc:creator>
				<category><![CDATA[2. Din Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://allah.gen.tr/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[
Kuşkusuz, göklerde ve yerde, iman sahipleri için sayısız ayetler vardır.
Casiye Suresi 45/3.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><object width="540" height="405"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4115328&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4115328&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="540" height="405"></embed></object></center></p>
<p align="center">Kuşkusuz, göklerde ve yerde, iman sahipleri için sayısız ayetler vardır.</p>
<p align="center">Casiye Suresi 45/3.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://allah.gen.tr/muhtesem-gezegen.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğüt Vermek ve Hatırlatmak</title>
		<link>http://allah.gen.tr/ogut-vermek-ve-hatirlatmak.html</link>
		<comments>http://allah.gen.tr/ogut-vermek-ve-hatirlatmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Sep 2007 11:22:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Dorman</dc:creator>
				<category><![CDATA[4. Dini Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.allah.gen.tr/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[Hayra ve barışa yönelik işler yapmak, insanlara doğru ve güzeli göstererek tavsiyelerde bulunmak, güzel sözle öğüt vererek hatırlatmak, Kur&#8217;an-ı Kerim ayetlerini öğrenmek, peygamberimizin ve tüm peygamberlerin güzel ahlaklarından ve üstün davranışlarından feyiz alarak insanlara örnek olmak her müminin üzerine düşen önemli bir vazifedir. En başta nefislerimizi terbiye etmeli, dosdoğru olmalı ve insanlara da doğruyu göstermeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayra ve barışa yönelik işler yapmak, insanlara doğru ve güzeli göstererek tavsiyelerde bulunmak, güzel sözle öğüt vererek hatırlatmak, Kur&#8217;an-ı Kerim ayetlerini öğrenmek, peygamberimizin ve tüm peygamberlerin güzel ahlaklarından ve üstün davranışlarından feyiz alarak insanlara örnek olmak her müminin üzerine düşen önemli bir vazifedir. En başta nefislerimizi terbiye etmeli, dosdoğru olmalı ve insanlara da doğruyu göstermeye çalışmalıyız. Bunu yaparken çeşitli zorluk ve sıkıntılarla, çevresel baskı ve memnuniyetsizliklerle karşı karşıya kalabiliriz. Ancak yılmadan, heyecanımızı yitirmeden var gücümüzle hayırlı işlerde yarışırcasına didinip uğraşmalıyız. İnsanların pek çoğu kendilerini rahatsız edecek ve dünya hayatındaki başıboş yaşantılarını sorgulatacak öğüt ve tavsiyeler karşısında tepki gösterip ters davranabilir. Hatta uyarılarınızdan dolayı sizi azarlayıp kırabilir de. Sabırlı olmak, kararlı olmak güzel düşünüp güzel davranarak anlayışlı olmak bu kişiler üzerinde önemli katkılar sağlayacaktır. Şayet etrafımızdaki insanları gerçekten sevip sayıyorsak onlara birtakım gerçekleri hatırlatmaktan ve gerektiğinde onları uyarmaktan çekinmemeliyiz. Zira çok sevdiğimiz bir kişi ahiretini yitiriyor dünya sermayesini boş amaçlar uğruna tüketiyor olabilir. Bu insanlara olan gerçek sevgimiz onların bu dünyasından çok ahireti için endişe ettiğimiz zaman ortaya çıkacaktır. Onları kırıp incitmeden samimi ve gönülden uyarılarla doğruya sevk etmeye çalışmalıyız. Hz. Musa&#8217;ya Firavun&#8217;a giderken dahi yumuşak ve tatlı söz söylemesi buyrulduğunu hatırlayıp dini emir ve gerçekleri anlatıp tavsiye ederken çok titiz ve hassas olmamız gerektiğini unutmamalıyız.  Hayatımız boyunca uğraşıp tek bir kişiyi dahi dine ve hayırlı işlere yöneltemeyebiliriz. Ancak şunu bilmemiz gerekmektedir ki bize düşen hayra ve barışa yönelik ameller sergileyip örnek olmak ve çevremize tavsiyelerde bulunmaktır. Biz ne kadar isteyip uğraşsak da hidayeti verecek olan Allah&#8217;tır. Bu yüzden biz kendi üzerimize düşen vazifeleri yapıp hayırlısı için Allah&#8217;a dua etmeliyiz.</p>
<p>İnsanlara tavsiyelerde bulunup öğüt vermekten çekinmeyelim. Olabilir ki yüce Allah&#8217;ın tek bir ayeti bile bir insanın üzerinde derin tesirler bırakabilir. Hemen olmasa da hayatının ilerleyen yıllarında bazı gerçekleri görmesini kolaylaştırabilir.     </p>
<p>Hatırlat/öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek müminlere yarar sağlar. Zariyat Suresi Ayet 55.</p>
<p>İnsanlara iyiyi ve güzeli emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap&#8217;ı okuyup durmaktasınız. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız? Bakara Suresi Ayet 44.<span id="more-284"></span></p>
<p>Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır düşünürler. İbrahim Suresi Ayet 24-25.</p>
<p>Bu, insanlara bir açıklama, korunup sakınanlara da bir öğüt ve kılavuzdur. Ali İmran Suresi Ayet 138.</p>
<p>Rabbinin yolu işte budur; dosdoğru, kıvamında&#8230; Biz öğüt alan bir topluluğa ayetleri ayrıntılı bir biçimde açıkladık. En&#8217;am Suresi Ayet 126.</p>
<p>Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak&#8230; O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Rabbinizden size indirilene uyun; O&#8217;nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! Araf Suresi Ayet 2-3.</p>
<p>Biz bu Kur&#8217;an&#8217;ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik; Saygıyla ürperene bir hatırlatma/düşündürme/öğüt verme olsun diye indirdik. Taha Suresi Ayet 2-3.</p>
<p>Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et ve onlarla, en güzel olan neyse o yolla mücadele et. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, gerçeğe kılavuzlananları da en iyi bilendir. Nahl Suresi Ayet 125.</p>
<p>â€œFiravun&#8217;a gidin, çünkü o azdı.â€ â€œOna yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir.â€ Taha Suresi Ayet 43-44.</p>
<p>Yemin olsun, size bir Kitap gönderdik ki, öğüt ve uyarınız/zikriniz/şerefiniz yalnız ondadır. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız? Enbiya Suresi Ayet 10.</p>
<p>Artık hatırlat, öğüt ver! Rabbinin nimetine yemin olsun ki, sen ne kâhinsin ne de cin çarpmış. Tur Suresi Ayet 29.</p>
<p>Yemin olsun ki, biz, Kur&#8217;an&#8217;ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?! Kamer Suresi Ayet 17.</p>
<p>Belki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak. Abese Suresi Ayet 4.</p>
<p>Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver! İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır. A&#8217;la Suresi Ayet 9-10.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://allah.gen.tr/ogut-vermek-ve-hatirlatmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>43</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zekât ve Sadaka Nedir? Kimlere Verilir?</title>
		<link>http://allah.gen.tr/zekat-ve-sadaka-nedir-kimlere-verilir.html</link>
		<comments>http://allah.gen.tr/zekat-ve-sadaka-nedir-kimlere-verilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Sep 2007 10:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Dorman</dc:creator>
				<category><![CDATA[4. Dini Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.allah.gen.tr/?p=283</guid>
		<description><![CDATA[Zekât  &#8216;temizlenme&#8217; &#8216;çoğalıp artma&#8217;, sadaka ise &#8216;doğrulamak&#8217; gibi manalara gelmektedir. Yine ayetlerde geçen infak kelimesi ise &#8216;harcama yapmak, sahip olunan mallardan vermek&#8217; manalarına gelir. Kul yüce Allah&#8217;ın ona bahşetmiş olduğu nimetlerden ihtiyaç sahiplerini faydalandırarak hem arınır hem de Allah&#8217;ın emrini doğrulamış olur. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de zekâtın ne ölçüde verileceği ile ilgili bir oran belirlenmemiştir. Ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zekât  &#8216;temizlenme&#8217; &#8216;çoğalıp artma&#8217;, sadaka ise &#8216;doğrulamak&#8217; gibi manalara gelmektedir. Yine ayetlerde geçen infak kelimesi ise &#8216;harcama yapmak, sahip olunan mallardan vermek&#8217; manalarına gelir. Kul yüce Allah&#8217;ın ona bahşetmiş olduğu nimetlerden ihtiyaç sahiplerini faydalandırarak hem arınır hem de Allah&#8217;ın emrini doğrulamış olur. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de zekâtın ne ölçüde verileceği ile ilgili bir oran belirlenmemiştir. Ancak Bakara Suresi 219. ayette geçen â€œafvâ€ kelimesi â€œBağışladıklarınızıâ€ manasına gelmektedir ve malının ne kadarını bağışlanacağı kişiye bırakılmış bir durumdur. Belirlenmiş bir oran olmaması dileyenin dilediği kadar zekât ve sadaka verebileceği sonucunu doğuracağı için aslında az dahi olsa yapılan zekât ve sadaka harcamaları emrin yerine gelmesini sağlayacaktır. Ancak işin bir de öteki ve en can alıcı boyutu vardır ki o da belirlenmemiş zekât oranı kişiyi, Allah&#8217;ın emrini gereğince yerine getirebilmek için ne kadar malını bağışlayabileceği, malının ne kadarından vazgeçebileceği imtihanı ile karşı karşıya getirmektedir. Zekâtın verilmesi emrin yerine gelmesi açısından kolay, altına girilecek fedakârlığın ve cömertliğin oranı açısından ise imtihan kılınan bir durumdur. </p>
<p>Şayet insanlar sahip oldukları imkânları etraflarındaki ihtiyaç sahipleri ile paylaşsalar emin olun hiç ihtiyaç sahibi kalmayacaktır. Ancak ne yazık ki pek çok toplumda olduğu gibi imkânlar ve zenginlikler belirli kesimlerin elinde dönüp dolaşan bir faydalanma halindedir. Allah&#8217;ın dilediğini zengin dilediğini ise fakir kılması imtihanı dairesinde gerçekleşen olaylardır. Hem bu dünya hem de ahiret açısından hangisinin daha şanslı olduğu ise beklenenin aksine tespit edilebilecek bir durum değildir. Bir düşünün bu dünyada çok zengin bir insansınız ve dilediğinizi alabiliyor dilediğinizden yüz çevirebiliyorsunuz ancak nefsinizin doymaz tutkularından başka bir şeyi gözetmeden bu dünyadaki yaşamınız son buldu. Ahirette ise bu nimet ve imkânlardan sorguya çekilmektesiniz. Şayet dünya hayatındaki malınızın ve imkânlarınızın hesabını ahirette veremezseniz haliniz ne olacak hiç düşündünüz mü? Önemsiz görülen bir fakir ise dünya hayatındaki fakirlik imtihanını başarı ile vermiş ve ahirette ödüllendirilmiş ise sizce tekrardan dünyaya dönüp yaşama imkânınız olsa hangi hayatı tercih ederdiniz? Hakkı verilmeyen zenginlik mi? Yoksa hakkıyla yerine getirilen fakirlik mi? Örnek almak isteyene tüm malını ve servetini Allah yoluna aktaran ve bu uğurda var gücüyle çalışan pek çok inanan örneği mevcuttur. Aksi pek çok örneğin mevcut olduğu gibi. Zekât ve sadaka vermek için zengin olmayı beklemekte doğru değildir. Bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcama yapılmasını emreden ayetler göz önünde bulundurulduğunda az da olsa çok da olsa kişi imkânları ölçüsünde hayırlı işler için harcamalar yapmalı ve malını arındırmalıdır. Zekât ve sadakaları verirken gösterişten uzak durmak mümkün mertebe gizlice vermek ve yapılan iyilikleri insanların başlarına kakmamak gerekir.  Kur&#8217;an-ı Kerim ayetleri gerek zekât ve sadakalara teşvik edişi gerekse bunların kimlere verileceği hususunda şu şekilde açıklamalar yapmaktadır:<span id="more-283"></span></p>
<p>â€¦Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: â€œBağışladıklarınızıâ€. Böylece Allah size ayetlerini açıklar, umulur ki düşünürsünüz. Bakara Suresi Ayet 219.  </p>
<p>Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerin ta kendileridir. Bakara Suresi Ayet 254</p>
<p>Mallarını Allah yolunda infak edip harcayanların durumu, yerden, her başağında yüz dane bulunan yedi başak çıkarmış bir daneye benzer. Ve Allah, dilediği kişi için daha da arttırır. Allah Vâsi&#8217;dir, yaratışını ve yarattıklarını genişletir; Ã‚lim&#8217;dir, her şeyi en iyi biçimde bilir. Bakara Suresi Ayet 261</p>
<p>Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe zafer ve mutluluğa asla ulaşamazsınız. İnfak ettiğiniz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir. Ali İmran Suresi Ayet 92</p>
<p>Onlar bollukta ve darlıkta infak ederler. Öfkelerini yutanlardır onlar, insanları affedenlerdir. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları sever. Ali İmran Suresi Ayet 134</p>
<p>Allah uğrunda O&#8217;na yaraşır bir gayretle didinin. O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır. Babanız İbrahim&#8217;in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap&#8217;ta da â€œMüslümanlar/Allah&#8217;a teslim olanlarâ€ diye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir tanık olsun, siz de insanlar üzerine tanıklar olasınız. O halde namazı kılın, zekâtı verin ve Allah&#8217;a sarılın. O&#8217;dur sizin Mevlâ&#8217;nız. Ne güzel Mevlâ&#8217;dır O, ne güzel yardımcıdır O! Hac Suresi Ayet 78</p>
<p>Namazı kılın, zekâtı verin; rükû edenlerle birlikte rükû edin. Bakara Suresi Ayet 43</p>
<p>Namazı kılın, zekâtı verin. Benlikleriniz için önden gönderdiğiniz her hayrı, Allah katında bulacaksınız. Hiç kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir. Bakara Suresi Ayet 110</p>
<p>İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üreten, namazı kılan, zekâtı verenler için Rableri katında kendilerine özgü ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için. Tasalanmayacaklardır onlar&#8230; Bakara Suresi Ayet 277</p>
<p>Öyle erler vardır ki, bir ticaret de bir alış-veriş de onları Allah&#8217;ın zikrinden/Kur&#8217;an&#8217;ından, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerle gözlerin döneceği/yer değiştireceği günden korkarlar. Nur Suresi Ayet 37</p>
<p>O müminler ki, namazı kılar, zekâtı verirler. Ve âhirete tam bir biçimde inananlar da onlardır. Neml Suresi Ayet 3</p>
<p>İnsanların malları içinde artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allah&#8217;ın yüzünü isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte onu verenler kat kat artıranların ta kendileridir. Rum Suresi Ayet 39</p>
<p>Ey iman sahipleri! Allah&#8217;a ve âhiret gününe inanmadığı halde, insanlara riya için malını infak eden kişi gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve eza etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak varken tepesine şiddetli bir yağmur inip kendisini cascavlak bırakmış yalçın bir kayanın haline benzer. Böyleleri, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, küfre sapan bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz. Bakara Suresi Ayet 264</p>
<p>Sadakaları açıklarsanız bu da güzeldir. Ama onları gizler ve yoksullara bu şekilde verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır; günahlarınızdan bir kısmını örter. Allah, Habîr&#8217;dir, yapmakta olduklarınızdan gereğince haberi vardır. Bakara Suresi Ayet 271</p>
<p>Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir. Borcunu sadaka olarak ona bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz. Bakara Suresi Ayet 280</p>
<p>Sana, neyi infak edip vereceklerini soruyorlar. De ki: â€œİnfak ettiğiniz mal ve nimet; ana-baba, yakınlar, yetimler, yoksul ve çaresizlerle yolda kalan için olmalıdır. Hayır olarak yaptığınızı Allah en iyi biçimde bilmektedir.â€ Bakara Suresi Ayet 215</p>
<p>İnfak edilenler, Allah yolunda kapanıp kalmış, yeryüzünde dolaşamaz olmuş yoksullar içindir. İffet ve onurları yüzünden, cahiller bunları, zengin kişiler sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ve yırtıklık ederek insanlardan bir şey istemezler. Nimet ve imkândan infak ettiğiniz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir. Bakara Suresi Ayet 273</p>
<p>Sadakalar/zekât malları Allah&#8217;tan bir farz olarak sadece şunlar içindir: Fakirler, düşkünler, sadakalarla ilgilenmeye memur edilenler, kalpleri yakınlaştırılıp ısındırılacak olanlar, özgürlüğünü yitirmiş olanlar, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmış kişi. Allah Ã‚lim&#8217;dir, Hakîm&#8217;dir. Tevbe Suresi Ayet 60</p>
<p>Şu bir gerçek: sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, bir de Allah&#8217;a güzelce borç verenler için karşılıklar kat kat yapılır. Onlar için, onur verici bir ödül de vardır. Hadid Suresi Ayet 18</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://allah.gen.tr/zekat-ve-sadaka-nedir-kimlere-verilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>83</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Adet Okunmamış Mesajınız Var! Lütfen Okuyunuz!</title>
		<link>http://allah.gen.tr/bir-adet-okunmamis-mesajiniz-var-lutfen-okuyunuz.html</link>
		<comments>http://allah.gen.tr/bir-adet-okunmamis-mesajiniz-var-lutfen-okuyunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Sep 2007 11:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Dorman</dc:creator>
				<category><![CDATA[4. Dini Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.allah.gen.tr/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[İnsan genellikle sahip olduğu herhangi bir nimet ya da özellikten yoksun kaldığı zaman bu nimet ve özelliğin kıymetini anlayıp kavrar. Sahip olduğu zamanlarda bunların şükrünü gereğince yerine getiremez, bunlardan yoksun olanları çoğu zaman düşünemez. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı, Kur&#8217;an-ı Kerim ayetlerinin indirilmeye başlandığı ve belirlenen vakitler içinde oruç ibadeti ile mükellef kılındığımız mübarek bir aydır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan genellikle sahip olduğu herhangi bir nimet ya da özellikten yoksun kaldığı zaman bu nimet ve özelliğin kıymetini anlayıp kavrar. Sahip olduğu zamanlarda bunların şükrünü gereğince yerine getiremez, bunlardan yoksun olanları çoğu zaman düşünemez. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı, Kur&#8217;an-ı Kerim ayetlerinin indirilmeye başlandığı ve belirlenen vakitler içinde oruç ibadeti ile mükellef kılındığımız mübarek bir aydır. Bu ayda insanların dini ve manevi duyguları kabarıp taşar. Yapılan ibadetler neticesinde kendileri için bir takım faydalara şahit olurlar. Yine bu ayda belki başka hiçbir ayda olmadığı kadar açlık ve susuzluk imtihanı ile fakirlerin haline şahit olunur. Oruç vesilesi ile kendini, helal olan bir takım nimetlerden uzak tutan insan hem sahip olduğu nimetlerin kıymetini anlar hem de bu nimetlerden yoksun olan insanların halini. Bu sebeple Ramazan ayını oruçla ve ibadetlerle geçirmek, nefsi doyumsuz olan insan için çok iyi bir fırsattır.</p>
<p>Sahip olduğumuz nimetler ancak ihtiyaç sahipleri ile paylaştığımızda bu nimetlerin hakkını vermiş oluruz. Aksi takdirde tüm nimet ve imkânlarımız ahirette ayağımıza dolanan ağırlıklar olacaktır. Şayet fakir ve ihtiyaç sahibi biri olsaydık insanların bize yardım eli uzatmalarını bekler yapılan en ufak bir iyilik karşısında sevinç ve mutluluk duyardır. İşte şimdi ihtiyaç sahiplerinden size bir mesaj var. Sahur ve iftar sofralarına bir parça ekmek biraz peynir bir kâse çorba olmak elimizde. Yediğimiz ve sahip olduğumuz her nimette ihtiyaç sahiplerinin de hakkı olduğunu unutmayalım. Tutulan orucu, amacından saptırırcasına hiç eksiksiz donatılan sofralar ve arta kalan onca yemeğin hesabını vermek kolay olmasa gerek. İftar çadırlarında 4 TL maliyetle karınları doyurulan insanlarda, 10 kişinin yiyeceği yemeği 1 kişinin yediği kişi başı 40-50 TL lik sofralardaki insanlar gibi etten kemikten insan. Sadaka ve zekât yoluyla ihtiyaç sahibi insanları koruyup gözetmek üzerimize yazılmış bir farzdır. Bu yüzden bir an önce gerçekten ihtiyaç içinde olan insanları bulup onlara imkânlar doğrultusunda yardım eli uzatmamız gerekmektedir. Tanıdık tanımadık herkesi de bu konuda bilgilendirip, teşvik etmeliyiz. Zira bu, ihmal edilecek bir konu değildir. Bir düşünelim ihmal edilmeyi istermiydik acaba?<span id="more-282"></span>  </p>
<p>Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız/adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zere kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar bir şey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz! 21 Enbiya Suresi Ayet 47</p>
<p>&#8220;Oğulcuğum, şu bir gerçek ki, yaptığın, bir hardal danesi ağırlığında olsa, bir kayanın bağrına veya göklere yahut yerin bağrına konsa, Allah onu yine de ortaya getirir. Çünkü Allah Latif&#8217;tir, lütfu sınırsızdır; Habîr&#8217;dir, herşeyten haberdardır.&#8221; 31 Lokman Suresi Ayet 16</p>
<p>Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardır. 51 Zariyat Suresi Ayet 19.        </p>
<p>Akrabaya hakkını ver yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma. 17 İsra Suresi Ayet 26.</p>
<p>İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız. Ama bir kısmınız cimrilik ediyor. Oysaki cimrilik eden kendi aleyhine cimrileşmiş olur. Allah Gani&#8217;dir; yoksul olan sizlersiniz. Eğer yüz çevirirseniz, Allah yerinize başka bir toplum getirir. Ve onlar, sizin benzerleriniz olmazlar. 47 Muhammed Suresi Ayet 38</p>
<p>Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz. Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz. Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz. Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz. 89 Fecr Suresi Ayet 17-20.</p>
<p>Kitabı sol taraftan verilene gelince o şöyle der: &#8220;Ah, ne olurdu, bana kitabım verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım. Ah, ne olurdu, iş bitmiş olsaydı! Hiçbir işime yaramadı malım. Sökülüp gitti benden saltanatım. Tutun onu, derhal bağlayın onu! Sonra cehenneme sallayın onu! Sonra, boyu yetmiş arşın olan bir zincirde yollayın onu! Çünkü o, yüce Allah&#8217;a inanmıyordu. Yoksulu doyurmaya özendirmiyordu. Bugün onun için burada bir sıcak dost yoktur. Yıkananların atık sularından başka yemek de yoktur. Ki o atık suyu sadece günahkârlar yer.â€ 69 Hakka Suresi Ayet 25-37.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://allah.gen.tr/bir-adet-okunmamis-mesajiniz-var-lutfen-okuyunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>53</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
