Allah, Evren ve İnsan Üzerine

“Terör”ün ve “Cihad”ın Retoriği

FELSEFİ VE TEOLOJİK BİR DEĞERLENDİRME

Yazan: Dr. Caner Taslaman*

Bu makalenin amacı, “terör” ve “cihad” kavramlarının retorik olarak kullanılmasının yol açtığı sorunları ve bu retoriklerin, medeniyetlerin arasında iletişimsel sürecin kurulmasını nasıl engellediğini göstermektir. Bu çalışmada “retorik sözcüğü ile kastedilen, dilin ikna edici biçimde, belli menfaatleri,özellikle de siyasal hedefleri gerçekleştirmek için kullanımıdır. Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte küreselleşmenin önündeki tüm engellerin kalktığına dair ciddi bir iyimserlik havası hakim olmuştu. Ancak, Pandora’nın kutusu 11 Eylül 2001′de açıldı; küreselleşen dünyanın Leviathan’ı[2] olarak gözüken ABD’nin kalbindeki iki kuleyle beraber iyimserlik havası da çöktü. Bu olayla, 1991′de meydana gelen Körfez Savaşı nedeniyle, hakim olan iyimser bakışa zaten şüpheli yaklaşmakta ve “medeniyetler çatışması” tezini savunmakta olanların yaklaşımı daha çok ön plana çıktı. Bu olayın tetiklediği tartışmalar din felsefesinden siyaset felsefesine, dil felsefesinden etik ve hermeneutiğe, uluslararası ilişkilerden teolojiye kadar birçok ayrı alanı ilgilendirmektedir. Makaleye, Derrida’nın 11 Eylül saldırılarını yorumlarken yaptığı açıklamalardan bir alıntıyı aktararak başlamak istiyoruz: “Bir filozof, ‘kavramayı’ ve ‘meşrulaştırmayı’ birbirinden ayırt etmek için, yeni bir kriter arayan kişi olmalıdır. Bir kişi savaşa veya teröre yol açan belli bir olaylar zincirini ya da kurumları, onları zerrece haklı çıkarmadan, hatta onları lanetleyerek ya da yeni kurumlar icat etmeye kalkışarak; tarif edebilir, kavrayabilir ve açıklayabilir. Bir kişi belli terör eylemlerini (devlet terörü olsun ya da olmasın), onları ortaya çıkaran hatta meşrulaştıran koşulları göz ardı etmeksizin, koşulsuzca lanetleyebilir.”[3] (Devamını Oku)

Dekart: Metod Üzerine Konuşma

Düzenleyen: Dr. Fuat Bozer

“Aklı selim dünyada en iyi paylaştırılmış şeydir, çünkü her insan kendi payının o kadar iyi olduğunu zanneder ki, başka hususlarda en zor memnun olanlar bile kendilerinde bulunan selim akıldan fazlasını arzu etmezler.

Ben hiçbir zaman, hiçbir sahada, kendi zihnimin herkesin kinden daha mükemmel olduğunu zannetmedim. Fakat, söylemekten çekinmeyeceğim ki, gençliğimden beri iyi bir talihle, beni bir takım düşünce ve düsturlara götüren bir yol üzerinde bulundum; onunla bir metot kurdum ve bu metotla, zannederim; “bilgimi” derece derece artırmak ve onu zihnimin fakirliği, ömrümün kısalığı elverdiği nisbette yüksek bir noktaya kadar yavaş yavaş çıkarmak imkânını buldum.

Yüzyıllardan beri dâhiler tarafından tartışılageldiği halde, hâlâ içinde birçok tartışma mevzularını taşıyan felsefe konusunda başkalarından daha iyi olmadığımı söylemekten başka diyeceğim bir şey yoktur. Böylece, aynı mevzuu üzerinde yalnız biri dışında hiçbirinin doğru olması mümkün olmadığı halde; bilgili görünen kimseler tarafından desteklenen çeşitli fikirler bulunabildiğini gözönüne alarak, ben de onların bir kısmından yana çıkacağıma; aldatıcı bir şekilde doğruymuş gibi görünen bu fikirlerin hepsini yanlış sayıp reddediyorum. (Devamını Oku)

Tarihte İz Bırakan Sözler

 

  • Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım. (Necip Fazıl Kısakürek)
  • İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. (Montaigne)
  • Mal kaybeden, bir şey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmistir. (Goethe)
  • Herşeyi bildiğini sanma! gerçekte çok bilgili olsanda kendine Cahilim diyebilecek cesaretin olmalı. (Ivan Pavlov)
  • Akıllı olmak da bir şey degil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır. (Descartes)
  • Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür. (Aristo) (Devamını Oku)

Kitap Tavsiye

Türkçe

Abdülhamid, İrfan, İslâm’da İ’tikadî Mezhepler ve Akaid Esasları (trc. M. Saim Yeprem), Marifet Yayınları, 3. Baskı, İstanbul 1994.

Atay, Hüseyin, Fârâbî ve İbn Sinâ’ya Göre Yaratma, A.Ü. İlâhiyat Fakültesi Yayınları, Ankara 1974.

Atay, Hüseyin, İslâm’ın İnanç Esasları, A.Ü. İlâhiyat Fakültesi Yayınları, Ankara 1992.

Aydın, Mehmet S., Din Felsefesi, Selçuk Yayınları, 6. Baskı, Ankara 1997.

Aydın, Mehmet S., Âlemden Allah’a, Ufuk Kitapları, İstanbul 2000.

Aydın, Hüseyin, Yaratılış ve Gayelilik, D.İ.B. Yayınları, 3. Baskı, Ankara 1996.

Barrow, John, Evrenin Kökeni (çev. Sinem Gül), Varlık Yayınları, İstanbul 1998.

Behe, Michael J. Darwin’in Kara Kutusu (çev. Burcu Çekmece), Aksoy Yayıncılık, İstanbul 1998.

Belikırık, Osman Ersu, Varoluş ve Ötesi, Sorulara Cevap Ararken, Furkan Kitaplığı, İstanbul 2005.

Bucaille, Maurice, İnsanın Kökeni Nedir? (çev. Ali Ünal), İnsan Yayınları, 2. Baskı, İstanbul 1988.

Çelebi, İlyas, İslâm İnanç Sisteminde Akılcılık ve Kadî Abdülcebbâr, Rağbet Yayınları, İstanbul 2002. (Devamını Oku)

Allah’ın İsimleri

Evrenin Yaratılışı

Yaratılış

Akıllı Tasarım (Intelligent Design)

Dünyamız

Canlılar Dünyası 1

Sonraki Sayfa »